BÖLÜM 01
Manzaranın içindeki kişi
İstanbul’da bazı yapıların hikâyesi, kendilerinden önce anlatılan bir efsaneyle gelir. Sinan ve Mihrimah denince de dikkat hemen güneşe, aya ve söylenmemiş bir aşka kayabilir. Böyle bir anlatı kenti büyülü kılar; fakat tek anlatımız olduğunda önemli bir kişiyi yalnız başkasının duygusunun konusu hâline getirebilir. Mihrimah Sultan’ın şehirde bıraktığı izleri kendi eylemleri üzerinden okumak mümkün mü?
TDV’nin biyografisi, Mihrimah Sultan’ı hanedan ilişkileri, siyasî konumu ve hayır eserleriyle birlikte ele alır. Üsküdar ve Edirnekapı’daki yapılar, bu etkinliğin İstanbul’da görülebilen parçalarıdır. Sinan’ın mimarlığıyla birlikte, eseri yaptıran kişinin kararını, kaynağını ve şehirle kurmak istediği ilişkiyi de düşünmek gerekir. Yapının iki tarafında iki ayrı emek ve irade alanı vardır. 1

BÖLÜM 02
İki yakada aynı soruyu sormak
Üsküdar’daki eserin karşısında durduğunuzu düşünün. İnsanlar geçiyor, vapurlar hareket ediyor, gündelik hayat yapının çevresinden akıyor. Sonra zihninizde Edirnekapı’ya geçin. Aynı kişinin adıyla anılan bu iki çevrenin kent içindeki konumları farklıdır. Yapıları yalnız birbirine bakan iki romantik işaret gibi görmek yerine, bulundukları yerlerde nasıl bir hayatla karşılaştıklarını sorabilirsiniz.
Üsküdar’daki külliyenin 1547, Edirnekapı’daki caminin 1566 ile ilişkilendirilen tarihlerinin arasında da zaman vardır. Bu eserleri tek bir anda gerçekleşmiş tek bir jest gibi anlatmak, ayrı inşa süreçlerini siler. Bir hayır eserinin yaptırılması kadar bakımının ve hizmetlerinin sürmesi de önemlidir. Vakıf ve su hizmetleriyle ilgili kayıtlar, hikâyeyi bir gökyüzü görüntüsünden şehir hayatının ihtiyaçlarına taşır. 1

BÖLÜM 03
Efsane güzel olabilir; belge başka bir şeydir
Sinan’ın hayatını konu alan romanlar, mimarı farklı iç dünyalarla yeniden kurar. Simge Özer Pınarbaşı’nın çalışması, bu biyografik romanları sanat tarihi açısından tartışır. Bu ayrım, okuma zevkini azaltmak için değil, bir romandaki sahneyi sessizce tarihî tanıklığa dönüştürmemek için değerlidir. Hayal edilmiş bir duygu, kaynakta doğrulanmış bir olayla aynı biçimde sunulmamalıdır. 2
Bu nedenle güneş ve ayın belirli bir günde iki yapı arasında kurduğu söylenen düzeni burada kanıtlanmış bir aşk projesi olarak anlatmıyoruz. Soruyu daha güçlü bir yere taşıyoruz: Bir kadının adı bir kentin siluetine nasıl yazılır? Yapıya baktığınızda yalnız mimarı değil, banisini, çalışanlarını, kullanıcılarını ve sonraki kuşakların bakım emeğini de görün. Mihrimah’ın hikâyesi, böyle bakıldığında bir söylentiden daha geniş bir İstanbul’a açılır.




