BÖLÜM 01
Evin dışında başlayan hikâye
Bir evin kapısından çıkınca tarlanıza ulaşmak için nereye yürürsünüz? Mesa Verde’nin ilk fotoğrafında, kayanın geniş gölgesi altında yan yana duran odalar görünür. Gözünüz küçük kapılara, duvarların yükseldiği katlara ve aralarındaki açıklıklara takılır. Sonra kadrajın yukarısını düşünün. Buradaki hayatın bir kısmı, evleri gördüğünüz yerin ötesinde sürüyordu.
Bugünkü Colorado’nun güneybatısındaki Mesa Verde, Ancestral Pueblo halklarının yerleşim dünyasının parçalarından biridir. UNESCO’nun alan tanımı, kaya oyuklarındaki yapılarla birlikte üst düzlükteki köyleri, tarım teraslarını, su toplama düzenlerini ve depoları da kapsar.1 Bir yerleşimi okumak için duvarların içine bakmak yeterli değildir. İnsanların yiyecek yetiştirdiği ve birbirine ulaştığı çevre de hikâyenin içindedir.
Yaklaşık 600 yılına ait, zemine kısmen gömülü evler ile 700–950 arasındaki köy kalıntıları, kaya yerleşimlerinden önceki uzun hayatı gösterir. NPS’nin Mesa Top Loop anlatımında evlerin kuşaklar boyunca değişmesi izlenebilir.3 Bu değişimi düşünün: aynı bölgede ev kurmak, her kuşağın aynı biçimde yaşaması demek değildi. Barınak, malzeme ve komşuluk da zamanla yeniden düzenleniyordu.
Cliff Palace adı kulağa bir hükümdarın konutu gibi gelir. Oysa karşımızdaki yapı topluluğu, yaklaşık 150 oda ve 23 kivasıyla olağanüstü büyük bir yerleşimdir; NPS yaklaşık yüz kişilik bir nüfus tahmini verir.2 Oda sayısını insan sayısına çeviremeyiz. Evin yanında depolama ve ortak kullanım için ayrılan yerleri de düşünmek gerekir.
BÖLÜM 02
Taşın arasında kalan emek

Far View’de bir kiva. Fotoğraf: U.S. Geological Survey. Bu yerleşim kapaktaki Cliff Palace değildir; tarih dosyanın DateTimeOriginal alanındandır.
U.S. Geological Survey (USGS) · Görsel kaydı ↗ · Kamu malı / Public domain. Oran korunarak küçültüldü (gerektiğinde), WebP olarak yeniden kodlandı; kırpılmadı. Ana dosya korundu. Hak durumu: Kamu malı / Public domain.
Duvar sıralarına yaklaşınca tek bir pürüzsüz yüzey yerine, birbirine uydurulmuş çok sayıda parça seçilir. Cliff Palace’ın yapımında kumtaşı, harç ve ahşap kirişler kullanıldı. Taşlar daha sert taşlarla biçimlendiriliyor, aralarındaki harca küçük taş parçaları yerleştiriliyordu.2 Bu ayrıntı, geniş manzarayı insan elinin ölçüsüne indirir: bir duvar, yan yana gelen sayısız küçük iştir.
Bugün açık duran yüzeylerin bir kısmı eskiden sıvayla kaplıydı. NPS farklı toprak renkleriyle yapılan yüzey kaplamalarını anlatır.2 Fotoğraftaki taş rengini, geçmişin bütün renkleri saymayın. Kaybolan bir katman, yapının ilk görünüşünü de değiştirmiştir. Gözümüzün gördüğü sağlam duvarın yanında, artık görünmeyen yüzeyi hayal etmek için araştırmaya ihtiyaç duyarız.
İkinci fotoğrafın kaydı Far View’de bir kivayı gösterir. Ortadaki dairesel alanı, çevresindeki duvarlardan ayırın. Bu farklı yerleşim, kapaktaki Cliff Palace değildir. Mesa Verde’nin ortak yaşamını araştırırken biçimi görmek ilk adımdır; mekânın anlamını yalnız bir çemberden çıkarmak ise mümkün değildir. Kiva ve çevresindeki alanlar için NPS’nin açıklamaları, yapının örtüsüyle gündelik kullanım arasındaki ilişkiyi de düşünmeye yardım eder.3
Evlerin içindeki hayata başka bir ölçekten yaklaşmak için bir kupaya bakalım. Smithsonian’ın Cliff Palace kökenli, yaklaşık 1200 tarihli nesne kaydı malzeme olarak kil ve boyayı belirtir. Açıklama, bölgenin kupalarında görülen kullanım izlerine de dikkat çeker.7 Bir duvarın yanında elde tutulan küçük bir kap düşünmek, eski yerleşimi yalnız anıtsal bir görüntü olmaktan çıkarır.
BÖLÜM 03
Bir hasadı mümkün kılmak

Farming Terrace Trail’de bir tarım terası ve taş setler. Fotoğraf: National Park Service. Görünen bitki örtüsü eski hasadın görüntüsü değildir; tarih dosyanın DateTimeOriginal alanındandır.
National Park Service (NPS) · Görsel kaydı ↗ · Kamu malı / Public domain. Oran korunarak küçültüldü (gerektiğinde), WebP olarak yeniden kodlandı; kırpılmadı. Ana dosya korundu. Hak durumu: Kamu malı / Public domain.
Üçüncü karede yüksek bir yapı aramayın. Yerde alçak taş dizileri var. NPS fotoğraf kaydı bunları Farming Terrace Trail üzerindeki tarım terası olarak tanımlar. Duvarın alçaklığı, sorusunu küçültmez: Bu taşların arkasında tutulabilen toprak ve nem, bir evin kışlık yiyeceğiyle nasıl ilişkilidir?
Mısır, fasulye ve kabak temel besinlerdi. NPS’nin mısır galerisinde anlatılan tarımın büyük bölümü, yıllık yağmur ve karın sağladığı neme dayanıyordu.4 Ekinin hikâyesi ilkbaharda başlayıp sonbaharda biten basit bir çizgi değildir. Kışın biriken su, toprağın tutabildiği nem ve yaz yağmurlarının gelişi aynı hasatta buluşur.
Drenaj çizgileri boyunca yapılan küçük setler, akan suyun taşıdığı toprağı yavaşlatıp arkalarında nemli zemin tutabiliyordu. Kurutulmuş fazla mısırın saklanması da kötü hasat yıllarına karşı bir imkândı.4 Bu bilgiyle alçak taş sırasına yeniden bakın. Büyük bir kule kadar dikkat çekmese de sofranın devamını düşünmemizi sağlar.
Cliff Palace sakinlerinin tarlaları üst düzlüklerdeydi; su ise yakındaki sızıntı kaynaklarından taşınıyordu. NPS, giriş yakınındaki küçük kaynağın tek başına herkese yetip yetmediğinin bilinmediğini özellikle belirtir.5 Böylece ev, tarla ve su arasındaki mesafe görünür olur. Kaya altına kurulmuş bir yerleşimin sınırını, yalnız duvarının bittiği yer belirlemez.
BÖLÜM 04
Bir yerden ayrılınca
13. yüzyılın sonlarına doğru bölgedeki yerleşim düzeni köklü biçimde değişti. NPS’nin insanları merkeze alan anlatımı, güneye yönelen göçü onlarca yıla yayılan bir süreç olarak ele alır. Uzayan kuraklık, kaynak baskısı ve toplumsal değişimler birlikte değerlendirilir.6 Her aileye tek bir gerekçe vermek, farklı kararları aynı cümleye sıkıştırır.
Göçün Pueblo kültürleri içindeki anlamı da bu araştırmanın parçasıdır. NPS, insanların başka yerlerde mevcut topluluklara katıldığını veya yeni köyler kurduğunu anlatır; Pueblo ve Hopi halklarının bu yerleşimleri kuranların torunları olduğunu açıkça belirtir.6 Boş kalan odalar, insanların tarihten silindiğini göstermez. Hayatın başka yerlerde devam ettiğini de okumak gerekir.
Indian Pueblo Cultural Center’ın kalıcı sergisi, Pueblo tarihini toplulukların kendi söz ve sesleriyle sunmayı amaçlar.8 Bu sayfadan oraya geçmek, eski duvarın fotoğrafını bugünkü insanlardan ayırmadan düşünmenin bir yoludur. Kültürel süreklilik, bütün toplulukların aynı dili konuştuğu veya aynı hayatı yaşadığı anlamına gelmez.
Şimdi yeniden kapaktaki evlere dönün. Küçük kapılar, dairesel alanlar ve yukarıdaki düzlük artık birbirinden kopuk görünmeyebilir. Bir yerde yaşamak, yiyecek üretmek ve komşularla bağ kurmak aynı hikâyenin farklı ölçekleridir. Mesa Verde’den geriye yalnız güzel taşlar kalmadı. O taşlarla ilişkisini sürdüren insanların anlatılarını dinleyebileceğimiz yollar da var.

